Otoskleroz nedir?

Otoskleroz nedir?

Otoskleroz hastaları kalabalıkta daha iyi duyuyorlar!

“İç kulak kireçlenmesi” olarak tanıdık otoskleroz hastalığının, işitme kaybının sık görülen nedenlerinden birisi olduğuna dikkat çeken KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ozan Seymen Sezen, “Otoskleroz; tedavisi muhtemel olan, iç kulak sinirlerini, ama hastalık ilerlediğinde imha eden, genelde ses iletimini engellediği için işitme kaybına yol açan bir hastalıktır. 

Hastalığın genetik olarak aileden geçişi laf konusudur. Yani aile bireylerinde bu rahatsızlık olan kişiler hastalığa daha yatkındır. Bunun yanında kadınlarda ise erkeklere oranla daha sık rastlanmaktadır. Çoğunlukla genç erişkinlik yaşlarında (20-30 yaşlarında), tek ya da iki kulakta işitmenin yavaş yavaş azalmaya başlaması ile belirti verir. Ara Sıra kulakta çınlama, arada bir de hafif baş dönmeleri bu işitme kaybına eşlik eder. 

İşitme kaybı her geçen yıl daha da artar. Bu kişiler, diğer işitme kaybı hastalıklarının aksine kalabalıkta ve şamatalı ortamlarda (düğünlerde, gece kulüplerinde vb. alanlarda) birisi ile konuşunca normalden daha iyi duyarlar.” dedi. 

Üzengi kemiğinde hareket kısıtlanması oluşur

Doç. Dr. Ozan Seymen Sezen, “Otoskleroz hastalığında, üzengi kemikçiğinin iç kulak ile komşu olduğu duvarda yapısal kireçlenme sonucu katılaşma olur. Bu durumda üzengi kemiğinde hareket kısıtlanması meydana gelir. Buna emrindeki olarak ses dalgaları iç kulak sıvılarına yeterli düzeyde iletilemez ve ‘iletim tipi’ denilen işitme kaybı meydana gelir.

İç kulak sağlamken yalnızca sesler iletilememektedir. Fakat hastalığın ilerleyen dönemlerinde bu kireçlenme iç kulak duvarını da etkileyebilmektedir ve sinirsel herif işitme kaybı da oluşabilmektedir. İşitme kaybının boyutu kireçlenmenin şiddeti ile değişebilir. Hafif seslerin duyulamaması, çınlama gibi etkilerinin yanı sıra baş dönmesi ve denge problemleri gibi etkileri de laf konusu olabilmektedir.” dedi.

Hastalığın 2 evresi var!

Kulak kireçlenmesinin 2 farklı evrede ele alındığını belirten Sezen, şöyle konuştu: “Kulak kireçlenmesinin özel bir tipi olan otosklerozun tedavisi erken ve geç evre olarak 2’ye ayrılır. Erken dönemde henüz kireçlenme tam oluşmadığından, hasta işitme testleriyle takip edilebilir. Yumuşak evre olarak da bilinen bu dönemde hastaya sodyum florür içerikli tabletler verilip hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir.

Fakat kireçlenmenin ilerlediği ve geç faz olarak tanıdık durumda işitme kaybı, hastanın sosyal yaşantısını etkiler boyuta gelmiştir ve hastalar için bundan böyle tedavi yöntemi cerrahidir. 

Kulağa ‘Teflon Piston’ Yerleştiriliyor

Seymen, “Hastalığın günümüzde 3 çare şekli bulunmaktadır. Bu hastalar işitme cihazı kullanabilir ve iyi sonuçlar alabilirler. Ancak bu usul hastalığın ilerlemesini durdurmaz ve ömür boyu dilekçe gerektirir. 

İkinci tedavi seçeneği ise ilaç kullanımıdır. Bunun için değişik ilaçlar kullanılabilir. Ancak bunlar hastalığın süratli ilerlediği aktif dönemleri azaltmak için önerilir. İşitmeyi daha iyi ayla getirmez ve sürekli kullanılmaz. Yani hastalığın tedavisinde sınırlı yerleri vardır. 

Tedavi için cerrahi müdahalenin tespit edildiği aşamada ise otoskleroz hastalığı tedavisi için uygulanan ameliyata geçilmektedir. Bu ameliyatın adı ‘stapedektomi’ ameliyatıdır. Genel Olarak ‘teflon piston’ diye isimlendirdiğimiz bir değiştirme, uyuşuk durumdaki üzengi kemikçiğinin yerine yerleştirilir. Protezin çengel şeklindeki üst kısmı örs kemiğine asılır.

Böylece kemiğine gelen ses titreşimleri bu yerine geçen kimse vasıtası ile üzengi tabanına açılan delikten iç kulak sıvılarında ulaşır ve bu sıvıda dalgalar oluşturarak duyma bitmiş sağlanır. Uzmanlık gerektiren bu ameliyat, gelişmiş ameliyat mikroskopları kullanılarak ara sıra de lazer yardımıyla yapılır.” dedi. 

Baş dönmesi geçmeden seyahate çıkmayın…

Hastalığın ilerleyen devresinde yapılan cerrahi müdahale sonucunda muhtemel belirtileri ve yapılması gerekenleri sıralayan Doç. Dr. Ozan Seymen Sezen, “Ameliyat sonrasındaki olası belirtiler, kendini baş dönmesi biçiminde gösterebilmektedir.

Bazen bulantı ve kusma da baş dönmesine eşlik edebilir ama bu geçici bir durumdur. Sancı nadiren olur ve hafiftir. Ameliyat sonrası erken dönemde hastalar baş dönmeleri tamamen geçene değin, uçak ve araba ile yolculuk etmekten, dalış yapmaktan ve ağır kaldırma gibi hareketlerden sakınmalıdırlar.” sözlerini ifade etti.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?